Zona hastalığı olarak bilinen Herpes zoster, varisella-zoster (suçiçeği) virüsünün yeniden aktive olmasıyla meydana gelen viral bir sendromdur. Suçiçeği yaygın olarak çocuklarda görülürken, zona yetişkinlerde veya yaşlılarda görülür. Suçiçeği geçirdikten sonra, varisella-zoster virüsü sinir sistemine yerleşir ve uykuda kalır. Virüs daha çok kranial (baş boyun) sinirin duyusal ganglionlarında veya dorsal kök ganglionlarında yerleşir. Yeniden aktif hale geldiğinde, virüs sinir hücre gövdesinde çoğalır ve hücrelerden dökülen viryonlar, sinir yoluyla yerleştiği ganglionun (sinir yumağı) innerve edilen deri bölgesine taşınır. Deride, virüs lokal inflamasyonla birlikte tıpkı suçiçeği gibi döküntülere neden olur. Zona hastalığında ağrının çok şiddetli olmasının nedeni virüsün etkilediği sinirlerin iltihaplanmasıdır.
Enfeksiyon birçok farklı şekilde ortaya çıkabilir. Zona iyileştikten sonra bile, birçok hasta postherpetik nevralji olarak bilinen orta veya şiddetli ağrılardan mustarip olmaya devam eder.
Zona hastalığı, bağışıklık sisteminin virüsün çoğalmasını kontrol edememesinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Çünkü vakalar bağışıklık durumuyla yakından ilişkilidir. Sağlıklı bir bağışıklığı olan bireylerde zona nadiren görülür. Bağışıklık sistemini zayıflatan ve Herpes zoster'i tetikleyen faktörler:
- Duygusal stres
- İlaç kullanımı (immünosupresanlar)
- Akut veya kronik hastalık
- Virüse maruz kalma
- Kötü huylu bir tümör varlığıdır
Herpes zoster vakalarının görülme sıklığı yaşla birlikte de artar. Genç ve sağlıklı bireylerde yılda 1000 kişide 1-3 görülürken 65 yaş üstünde yılda 1000 kişide 4- 12 arasındadır. Hastalığın mevsimsel bir ritmi yoktur. Bazı hastalarda tekrarlayabilir ve genelde bu hastalar bağışıklık sistemi baskılanmış hastalardır.
Virüs, doğrudan deri teması veya enfekte damlacıkların solunmasıyla bulaşır. Daha önce varisella-zoster'e karşı bağışıklığı olmayan yani suçiçeği geçirmemiş bireyler risk altındadır.
Herpes zoster'in deri lezyonları, birbirine yakın kümelenmiş eritemli papüller olarak başlar ve hızla eritemli ve ödemli bir zeminde veziküllere dönüşür. Lezyonlar sentripetaldir (çevreden başlar ortaya doğru yerleşir) ve bir dermatom yani sinir tarafından innerve edilen bölgeyi takip eder. Tek taraflı olarak dermatomda sürekli veya kesintili bantlar halinde ortaya çıkabilirler. En sık etkilenen dermatomalar torasik(sırt), servikal (boyun) ve trigeminal (çene) olup, oftalmik (göz) ve lumbosakral (bel) bölgeleridir.
Enfeksiyonun üç evresi vardır:
Döküntü öncesi evre, etkilenen dermatom bölgesinin cildinde anormal bir his veya ağrı ile başlar. Bu evre, deri döküntüsünden en az 48 saat önce ortaya çıkar. Aynı zamanda, kişi baş ağrısı, genel halsizlik ve ışığa duyarlılık yaşayabilir.
Döküntü evresi, veziküler döküntülerle karakterizedir. Lezyonlar başlangıçta makül olarak başlar ve hızla ağrılı veziküllere dönüşür. Veziküller sıklıkla patlar, ülserleşir ve sonunda kabuk bağlar. Bu evre en bulaşıcı evredir. Lezyonlar tamamen kuruyana kadar bulaşıcıdır. Ağrı çok şiddetlidir ve genellikle geleneksel ağrı kesicilere yanıt vermez. Bu evre 2-4 hafta sürer ancak ağrı devam edebilir.
Kronik enfeksiyon evresi 4 haftadan uzun süren ağrı ile karakterizedir. Ağrı, 12 ay hatta daha uzun sürebilir. Zona hastalığının başlangıcından bir ay sonra ağrının devam etmesi durumuna postherpetik nevralji denir. Bu durum, trigeminal sinirin oftalmik dalının etkilendiği yaşlı hastalarda en sık görülen yan etkidir.
Zona yüz sinirlerine yerleştiğinde de farklı tablolara neden olabilir
- Zona oticus (Ramsay Hunt sendromu) kulağı etkileyerek işitme kaybına ve vertigoya (baş dönmesi) neden olabilir.
- Ağızda zona; klinik olarak, üst çenenin (damak, üst dişlerin diş etleri) veya alt çenenin (dil veya alt dişlerin diş etleri) mukozasında oluşan veziküller veya erozyonlarla kendini gösterebilir.
- Yüz sinirlerinin oftalmik (göz) dalının tutulumu, oftalmik zoster hastalığına neden olur. Alın derisi, üst göz kapağı ve göz yuvası etkilenebilir. Vakaların yaklaşık %10-25'inde keratit, üveit ve optik sinir felci belirtileri görülür. Kronik göz iltihabı, görme kaybı ve şiddetli ağrı gibi komplikasyonlar olabilir.
Kan damarlarının sinirlerle yakın ilişkisi nedeniyle, virüs kan damarlarıyla yayılabilir, kan akışını bozabilir ve osteonekroz, diş kaybı, periodontitis gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir.
Merkezi sinir sisteminin tutulumu da nadir değildir. Virüs duyusal kök gangliyonlarında bulunduğundan, beynin herhangi bir bölümünü etkileyerek kranial sinir felçleri, kas güçsüzlüğü, diyafram felci, nörojenik mesane, Guillain-Barré sendromu ve miyelit gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Şiddetli vakalarda hastalarda ensefalit gelişebilir.
Gebelik sırasında suçiçeği fetüste enfeksiyona ve yenidoğanda komplikasyonlara yol açabilir, ancak yeniden aktifleşme, yani zona, fetüs enfeksiyonuyla ilişkili değildir.
Varicella-zoster virüsü ile karşılaştığında bağışıklık sistemi virüse karşı spesifik antikorlar (VZV IgG, IgM ve IgA) oluşturur ve bu antikorlar birincil enfeksiyona (suçiçeği) kıyasla daha yüksektir. Suçiçeği veya zona hastalığının aktif enfeksiyonu sırasında kanda VZV IgM antikoru tespit edilebilirken virüs uykuda iken VZV IgM tespit edilemez. VZV IgG ise uykuda, akut ve kronik zona enfeksiyonlarında tespit edilebilir. Tanıda VZV antikorların (VZV IgM ve IgG) ölçümünün yanı sıra veziküler sıvıda VZV PCR testi kullanılabilir. PCR testleri şu anda en güvenilir testler olarak kabul edilmektedir.
Ayırıcı Tanı
Zona’nın deri lezyonları, herpes simpleks (uçuk), dermatit herpetiformis, impetigo, kontakt dermatit, kandidiyazis, ilaç reaksiyonları ve böcek ısırıklarıyla karışabilir. Zona, diğer ağız içi kabarcıklı hastalıklardan farklı olarak, genellikle ağız boşluğunun sadece bir tarafını etkiler. Ağızda başlangıçta kabarcıklar şeklinde ortaya çıkar ve bu kabarcıklar hızla parçalanarak 10 ila 14 gün içinde iyileşen ülserlere dönüşür. Döküntüden önce görülen ağrı, diş ağrısıyla karıştırılabilir ve bu da gereksiz diş tedavisine yol açabilir.
Antiviral tedavi, lezyonların iyileşmesini hızlandırır, akut ağrıyı azaltır ve özellikle yaşlı hastalarda postherpetik nevraljiyi önlemeye yardımcı olur. Herpes sonrası nevralji genellikle yaşlı hastalarda görülür ve lezyonlar kabuk bağladıktan sonra topikal kapsaisin ve Emla krem kullanılabilir. Göz tutulumu olduğunda, hastalar en kısa sürede bir göz doktoruna yönlendirilmelidir.
Zona, yaşlılarda sık görülen ve önemli morbiditeye neden olan bulaşıcı bir hastalıktır. Yaşınız ilerledikçe zona ve zona sonrası nevralji riskiniz artar. Herpes zoster aşısı, zona riskini ve zona sonrası nevralji riskini azaltır. Herpes zoster aşısı Shingrix ® Rekombinant zona aşısıdır. Bu aşı, kas içine 2 doz uygulanır. İkinci doz, ilk dozdan 2-6 ay sonra yapılır. 50 yaş ve üzeri yetişkinler için aşı, zona ve zona sonrası nevraljiyi önlemede %90'dan fazla etkilidir. Hastalık veya tedavi nedeniyle bağışıklık sistemi zayıflamış veya zayıflayacak olan 18 yaş ve üzeri yetişkinler için aşı, zona hastalığını önlemede %68-91 oranında etkilidir.
Uzm. Dr. Tutku Taşkınoğlu