KARA ÖLÜM’ÜN MODERN YÜZÜ: ARİZONA’DAKİ VEBA VAKASI ÜZERİNE
Hafta sonu, Arizona’da zatürre vebasından bir ölüm bildirildi. Bu bakteri, 14. yüzyıl Avrupa'sında on milyonlarca insanı öldüren Kara Ölüm'ün bakterisi olan Yersinia pestistir. Ancak bugün durum çok farklı.
Nasıl teşhis ve tedavi edileceğini biliyoruz. Antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Ancak zamanlama her şeydir; veba hızla yayılır ve vücudu saatler içinde ele geçirebilir. Bu vakada, hasta hastaneye geldiği gün hayatını kaybetti.
Veba öncelikli olarak kemirgenlerden, vahşi ve evcil hayvanlardan bulaşan zoonotik bir enfeksiyondur ve pireler tarafından nakledilir. Pireler bir yıldan uzun süre enfekte kalabilir, bulaştırıcıdır. İnsanlar doğal hastalık döngüsüne katkıda bulunmayan tesadüfi konakçı olarak kabul edilir. Evcil hayvanlar, özellikle kediler, dışarıda dolaşıp avlanırlarsa enfeksiyonu evlere de taşıyabilirler. İnsanlara bulaş, enfekte ev kedilerinden, kemirgen pire ısırıkları, çizikler veya ısırıklar, enfekte hayvan dokularına dokunulması, enfekte olmuş hayvan ve insanların damlacıklarının solunması, kontamine gıda tüketimi veya laboratuvar maruziyeti yoluyla olmaktadır. Kuluçka süresi genellikle iki ila yedi gün arasındadır.
Vebaya yakalanan kişilerde genellikle kuluçka döneminden sonra ani ateş, titreme, baş ve vücut ağrıları, halsizlik, kusma ve mide bulantısı gibi spesifik olmayan semptomlar olur.
Vebanın enfeksiyon yoluna göre üç formu vardır: Bubonik, septisemik ve pnömonik.
Bubonik veba, en yaygın türüdür ve enfekte bir pirenin ısırmasıyla oluşur. Y. pestis, ısırıktan girer ve lenfatik sistemden geçerek en yakın lenf düğümüne ulaşır ve burada kendini çoğaltır. Lenf düğümü iltihaplanır, gerginleşir ve ağrır; bu duruma "bubo" denir. Enfeksiyonun ileri evrelerinde iltihaplı lenf düğümleri irin dolu açık yaralara dönüşür. Bubonik veba insandan insana bulaşmaz ama ilerleyip akciğerlere yayılabilir; bu da pnömonik (zatüre) veba adı verilen daha şiddetli vebaya dönüşür. Uygun antibiyotiklerle hızlı tedaviyle, insanların %90'ından fazlası hayatta kalır.
Septisemik veba, ikinci en yaygın türdür. Y. pestis bakterisi kan dolaşımına yayıldığında ve septisemi adı verilen bir kan enfeksiyonuna neden olduğunda gelişebilir. Septisemik vebanın ilk belirtileri mide bulantısı, kusma, ishal ve karın ağrısı olabilir. Kişide ayrıca cilt altında ani kanama, dağınık morluklar, idrarda kan ve ağız, burun ve rektumdan anormal kanama gibi ciddi kanama sorunları da gelişebilir. Uygun tedavi ile insanların %75-80'i hayatta kalmaktadır.
Pnömonik veba veya akciğer vebası, vebanın en öldürücü türüdür. Kuluçka süresi 24 saat kadar kısa olabilir. Pnömonik veba damlacıklar yoluyla diğer insanlara bulaştırabilir. Tedavi edilmezse ölümcül olabilir. Ancak, zamanında (belirtilerin başlangıcından itibaren 24 saat içinde) tespit edilip tedavi edilirse iyileşme oranı yüksektir.
Y. pestis enfeksiyonu iki tip olarak kendini gösterir:
1) Doğal rezervuarın sıçan olduğu Kentsel veba,
2) tavşan, tarla faresi, sincap ve evcil kedilerde infeksiyona neden olan Orman vebası
Şimdiye kadar bilinen üç veba pandemisi vardır. İlki Mısır’dan başlayarak Avrupa, Kuzey Afrika, Güney ve Orta Asya ile Arabistan’a kadar yayılım göstermiştir. Daha sonraki pandemi 1320’de başlamış ve beş yıldan uzun süre yalnızca Avrupa’da milyonlarca kişinin ölümüne neden olmuştur. Çin, Amerika, Avrupa ve Afrika’da geniş bir alanda yaşanan 1860 pandemisi yaşanmıştır. Tarihsel gelişim incelendiğinde Ülkemizde 18.yy’da Osmanlı İmparatorluğunu yıkıma uğratan ve 19.yy ortalarına kadar devam eden veba vakaları bildirilmiştir. 1990'lardan bu yana insan vakalarının çoğu Afrika'da görülmüştür. En sık görülen üç ülke Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Madagaskar ve Peru'dur. Madagaskar'da, salgın mevsiminde (Eylül ve Nisan ayları arasında) neredeyse her yıl hıyarcıklı veba vakaları bildirilmektedir.
Her yıl dünya genelinde 1.000-2.500 kadar veba vakası görülmektedir. Veba, bölgesel bir hastalıktır. Dünyanın birçok yerinde sıçanlarda veba enfeksiyonu odakları bulunur. Bazı alanlarda, vahşi ve evcil sıçanlar arasında temas yaygındır. Bu da küçük çapta insan vebası salgınlarına ve ara sıra genel salgınlara neden olur. En kritik risk faktörü, hastalığın aktif olduğu bir bölgede böcek vektörü ve kemirgen konakçıya maruz kalmaktır. Hastalığın yaygınlığı, özellikle farelerin çok olduğu konutlarda veya barınaklarda yaşayan yoksul nüfuslarda, sıcak iklimlerde yüksektir. Günümüzde, hava ve deniz yoluyla ticaret yolları geniştir. Y. pestis'in ticaret yolları üzerinden diğer ülkelere taşınması mümkündür. Örneğin Madagaskar dünyanın dört bir yanına vanilya ihraç etmektedir. Ayrıca vebanın yaygın olduğu yerlere giden turistler enfekte olabilir ve semptomlar ortaya çıkmadan önce kendi ülkelerine dönebilirler. Kentsel salgınlar nadiren bildirilmesine rağmen yolcular için risk genellikle düşüktür. Ancak, veba vakalarının görüldüğü bölgelerdeki kırsal alanlara gidenler ve buralarda kamp yapanlar için risk mevcuttur.
Veba, karantinaya alınması gereken bir hastalık olarak sınıflandırılır. İlk önleyici tedbir, özellikle ülkelere giriş noktalarında hastalığın gözetimini artırarak vebanın yayılmasını durdurmak ve hastalığın diğer enfekte olmayan ülkelere sınır geçmemesini sağlamaktır. Kişiler, bagajlar, kargolar, konteynerler ve taşıtlar kontrol edilmelidir. DSÖ Uluslararası Sağlık Tüzüğü ayrıca, ülkeye giren ürünler üzerinde vektör gözetiminin denetlenmesi ve gözetiminin yapılmasını önermektedir.
Veba konusunda kamuoyunun farkındalığını artırmak için önlemler alınmalıdır. Aşılama, veba için koruyucu bir tedbir olabilir. Veba aşılarıyla ilgili bildirilen birçok zorluk nedeniyle, aşılar günümüzde yaygın olarak kullanılmamaktadır. Örneğin, canlı zayıflatılmış aşıların kullanımında güvenlik endişeleri ortaya çıkmıştır. Farklı türde veba aşıları üzerinde çalışılmasına rağmen, şu anda vebayı önlemek için etkili bir aşı mevcut değildir.
Günümüzde doğal koşullar altında veba oldukça iyi kontrol altındadır ve dünyanın endemik olduğu çoğu bölgesinde bile nadir görülmektedir. Bununla birlikte, II. Dünya Savaşı'ndan beri vebanın biyolojik silah olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Y. pestis taşıyan biyolojik silah, bakterinin laboratuvarda izole edilip çoğaltılabilmesi sayesinde mümkündür. Ama Y. pestis kullanarak etkili bir silah üretmek ileri bilgi ve teknoloji gerektirir.

Hastalığın endemik olduğu yerlerde evcil kediler ve köpekler insan temasları için potansiyel bir enfeksiyon kaynağı olabilir. Evcil hayvanlar, enfekte kemirgenleri yiyerek veya pire ısırıklarıyla enfekte olabilir. Köpekler, çoğunlukla hafif ateş ve uyuşukluk yaşar ve vebayı doğrudan insanlara bulaştırmazlar. Ancak, köpekler üzerinde yaşayan pireler Y. pestis'i insanlara bulaştırabilir. Özellikle endemik bölgelerdeki köpeklerin hane halkıyla aynı yatakta uyumasına izin verilmemelidir ve Nisan-Ekim ayları arasında pire tedavisi görmelidir.
Köpeklerin aksine, kediler veba hastalığına karşı daha hassastır ve bakteriyi doğrudan insanlara bulaştırabilirler. Enfekte kemirgenleri yiyen kediler, Y. pestis'i en az 10 gün boğazlarında taşırlar. Kedilerde ayrıca, canlı bakteri içeren irinli bir yaraları olur. Bu yaralara temas insanlara bulaşmasına neden olur. Kedi vebası vakaları Mart'tan Kasım'a kadar görülebilir en yoğun olduğu ay Temmuzdur. Endemik bölgelerde kedilerle yakın temas, insan veba enfeksiyonları için önemli bir risk faktörüdür ve veteriner hekimler özellikle risk altındadır. Kediyle ilişkili veba riskini azaltmak için alınan kontrol önlemleri arasında hayvanların pirelere karşı tedavisi, dolaşmayı azaltmak için erkek kedilerin kısırlaştırılması ve endemik bölgelerde enfeksiyondan şüphelenilen canlı veya ölü kedilerle ilgilenirken maske ve eldiven takılması yer alır. Türkiye veba için endemik değildir. Ama komşu ülkelerde vardır. Bu nedenle evcil hayvanların pire tedavilerini ihmal etmemek önemlidir.
Uzm. Dr. Tutku Taşkınoğlu