Kene Vakalarında Artış Yaşanıyor Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Nedir?

KENE VAKALARINDA ARTIŞ YAŞANIYOR: KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ NEDİR? KKKA BELİRTİLERİ NELERDİR? HASTALIKTAN KORUNMA YOLLARI NELERDİR? KURBAN BAYRAMI’NDA HANGİ KORUNMA ÖNLEMLERİ ALINMALIDIR?

Kırım-Kongo kanamalı ateşi (KKKA)’nin dünyada en yaygın viral kanamalı ateş olup en sık görüldüğü ülke iseTürkiye’dir. Türkiye’de 2002-2019 arasında 12 000’i aşkın olgu bildirilmiş; olgu-ölüm oranı kabaca %5 hastanede takip edilen olgular arasında %10 olarak hesaplanmıştır. Hastalık ülkemizde ilk kez 2002 yılında Tokat ve çevresinde, Kelkit Vadisi sahasında görülen salgınla dikkati çekmiştir. Bu ilk vakalardan sonrasında ülkemizde varlığını korumaya devam eden hastalık Doğu ve Orta Karadeniz’in güneyi ile İç Anadolu ve Doğu Anadolu’nun kuzey bölgelerinde yaygındır ve her yıl birçok insanı etkilemektedir.

Hastalık için risk grupları, açık arazi ve kırsal kesimde çalışan ve yaşayanlar, çiftçiler, hayvan bakıcıları, kampçılar, tarım ve orman işçileri, askeri birlikler, veterinerler, mezbaha çalışanları ve kasaplar ile endemik bölgede görev yapan sağlık personeli ve laboratuvar çalışanları şeklinde özetlenebilir. Ülkemizdeki olguların %90’ı kırsal alanda yaşayan çiftçilerdir ve hastaların %70’inde kene ile temas öyküsü mevcuttur. Sağlık çalışanları ise ülkemizde etkilenen ikinci gruptur.

Hastalığın etkeni olan KKKA virüsü, Bunyaviridae ailesinden Nairovirus türünden bir RNA virüsüdür. Sekiz farklı genetik grubu olan virüsün Türkiye’den izole edilen tipleri filogenetik olarak Rusya ve Kosova suşları ile benzerdir. Hastalık Hyalomma marginatum cinsi kenelerle taşınmaktadır. Keneler hem vektör hem de rezervuar özelliğindedir. KKKA çoğunlukla kene aracılığıyla bulaşmakla birlikte, viremik dönemdeki hayvanların veya hasta kişilerin kan, doku, vücut çıkartılarına korunmasız temas sonucunda da bulaşabilmektedir. Ebola, Marburg ve Lassa viruslarında olduğu gibi, insandan insana, hatta cinsel yolla da bulaşabilir. Diğer bir bulaş yolu ise anneden bebeğe geçiş olup anne karnında transplasental veya doğum sonrası perinatal bulaş gelişebilir. Emzirme ile bulaş bildirilmemiştir. KKKA olguları ülkemizde, hastalığın başlıca bulaştırıcısı olan kenelerin aktifleştiği dönemlerden başlayarak bahar ve yaz aylarında, bulaştırıcısı olan kene türünün yaşam alanlarıyla uyumlu bir şekilde görülür. İnkübasyon süresi kene tutunmasından sonra genellikle 1-3 gün, en fazla 9 gün, enfekte kan, vücut sıvısı ve diğer dokularla temas sonrasında ise ortalama 5-6 gün; en fazla 13 gündür.

Ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ile başlayan, ağır vakalarda kanama gibi bulgular ile seyrederek ölümlere neden olabilen zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) bir enfeksiyon hastalığıdır. Orta ağır olgularda hastalık başladıktan sonraki 5-7. günlerde kanamalar gelişir. Hastanede kalma süresi 9-10 gündür. İyileşen olgularda tam kan sayımı ve biyokimyasal testler yaklaşık 5-7 günde normale döner. Relaps görülmez.

KKKA tanısında RT-PCR tercih edilmesi gereken tanı yöntemi olup ayrıca hastalığın başlangıcından 7 gün sonra IgM ve IgG antikorları araştırılabilir.

Ig M enfeksiyondan 4 ay sonra saptanamayacak düzeylere iner, Ig G ise 5 yıl süreyle tespit edilebilir.

Tedavide sıvı replasmanı ve kan ürünleri kullanımının yanı sıra antiviral ilaç olan ribavirin kullanımı değerlendirilmelidir.KKKA’nın tedavisinde antiviral ilaç olarak önerilmekte olan ribavirinin kullanımı konusunda farklı görüşler ileri süren çalışmalar yayımlanmıştır. Antiviral alternatifler arasında ribavirin,in vitro çalışmalarda KKKA virusuna karşı en etkili olan ilaçtır. gözlemsel çalışmalarda yararlı bulunmuştur. Plasebo kontrollü randomize kontrollü çalışmalar Helsinki deklarasyonuna göre etik dışıdır. KKKA’da ribavirin, özellikle erken dönemde verildiği zaman etkilidir. Önerilen toplam tedavi süresi 10 gündür. Erken dönemden sonra steroid kullanımının da yararlı olabileceği ileri sürülmüştür. Ribavirin başlanırken hastalık ağırlık skorlaması yapılması önerilmektedir. Skorlama, trombosit sayısı, kanama, fibrinojen düzeyi, aktive parsiyel tromboplastin zamanı ve uyku halini içerir. KKKA'da annenin yaşamının kurtarılması için fetusun tahliyesi gerekebilir; yenidoğanlarda fatalite oranı yüksektir (45). Ribavirin kullanımı gebelikte kontrendikedir (FDA gebelik kategorisi X); ama annenin yaşamının kurtarılması icin gerekli olabilir. Kanıtlanmış KKKA tanısı alan bir gebede ribavirin kullanılmış, anne ölmemiş ve sağlıklı olarak bebeğini doğurmuştur.

KKKA tedavisinde konvalesan immün globulin uygulamasının yararı gösterilememiştir. Sağlık çalışanlarında KKKA ile yüksek riskli temas (KKKA saptanmış bir hastadan eline iğne batması veya hasta bakımında yakın temas gibi) olması durumunda mutlaka ribavirinle profilaksi yapılması önerilir. Profilakside kullanılan dozu 4x500 mg/gün 7 gün süre ile olup bu doz tedavi dozuna göre çok düşüktür. Bugüne kadar temas sonrası ribavirin başlananlarda ölüm görülmemiştir.

SAHADA KENE TUTUNMASINA KARŞI KORUNMAK İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Sahada korunmada endemik bölgelerde yaşayan insanların, kenelerin yoğun olduğu bölgelerden uzak durması, sık sık kene tutunup tutunmadığını kontrol etmeleri, vücudun açık yerlerininin kapatılması gibi kişisel korunma önlemlerine dikkat etmeleri önerilir. Kenelerin kolay farkedilebilmesi için açık renk giysiler tercih edilmelidir. Veterinerler, mezbaha işçileri, dış ortamlarda çalışanlar ve hayvancılıkla uğraşanlar, hayvan kesimi yapan işçiler, eldiven ve uzun önlükler kullanmalı, infekte doku ve kan ile temas etmemelidirler. Ek olarak keneleri uzak tutan deri koruyucu kimyasallar (DEET) da kullanılabilir . Virüsün hayvanlarda hastalık belirtisi oluşturmadan geçici viremiye neden olduğu için hastalığın görüldüğü bölgelerde bulunan enfekte hayvanlar sağlıklı görünseler bile hastalığı bulaştırabilirler. Bu nedenle hayvanların kanlarına, vücut sıvılarına veya dokularına çıplak el ile temas edilmemelidir.

 

KENE TUTUNMUŞSA NE YAPMALIYIZ?

Kene tutunmuş ise hiç vakit kaybetmeden çıplak el ile dokunmamak şartıyla vücuda tutunduğu en yakın yerden tutarak, parçalamadan, patlatılmadan uygun bir malzeme ile (bez, naylon poşet, eldiven gibi) çıkarmalı, deri alkol veya antiseptikle temizlenmeli veya su ve sabunla yıkanmalıdır. Kişi keneyi kendisi çıkaramadığı durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalığın bulaşma riskinin de o kadar azalır. Keneler üzerine sigara basmak, kolonya, gaz yağı gibi maddeler dökmek kenenin kasılmasına sebep olarak vücut içeriğini kan emdiği kişiye aktarmasına sebep olacağı için yapılmamalıdır. Kene çıkarıldıktan sonra kişi, semptomlar açısından 2 hafta süreyle kendini takip etmeli, semptom gelişecek olursa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

 

SAHADA KKKA İLE MÜCADELEDE HAYVAN SAHİPLERİNİN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER NELERDİR?

Sahadaki mücadelede hayvan sahipleri hayvanlarını kenelere karşı uygun ilaçlarla, doğru yöntemle belirli aralıklarla ilaçlamalı, hayvan barınakları kenelerin yaşamasına imkan vermeyecek şekilde yapılmalı, barınaklardaki çatlaklar ve yarıklar tamir edilerek badana yapılmalıdır. Hayvanları keneden korumak için salgın başlamadan önceki aydan itibaren başlayarak evcil çiftlik hayvanları omurgası üzerine her ay ilaç (tercihen flumetrin) uygulanmalı böylece bir ay süresince iç ve dış parazitlerden korunmalıdır. Bu ilaçlar bir hafta boyunca varlığını sürdüreceğinden bu dönemde süt ve et kullanılmamalıdır.

 

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ KKKA’DEN KORUNMAK İÇİN ÇALIŞIRKEN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER?

Endemik bölgelerde hastanede çalışan sağlık çalışanları, özellikle ağız, burun, dişeti, vagina ve injeksiyon yerinden kanaması olan hastaların izlemi sırasında ciddi risk altındadırlar. Sağlık çalışanlarına KKKA bulaşması ve ölümler, toplumdaki salgınlarla paralel olarak bildirilmektedir. Sağlık çalışanları bu hastalara hizmet verirken mutlaka eldiven, uzun önlük, maske ve gözlük kullanma gibi bariyer önlemleri almalıdır. Korunmada basit bariyer önlemlerinin etkili olduğu bildirilmiştir.

Viral kanamalı ateşli hastaların enfekte çıkartıları %10’luk çamaşır suyu ile dekontamine edilmeli, hastaların eşyaları, bulundukları alan ve yüzeyler %1’lik çamaşır suyu ile temizlenmelidir.

 

KURBAN BAYRAMI YAKLAŞIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KORUNMA ÖNLEMLERİ NELERDİR?

Ülkemizde 20 yılı aşkın süredir varlığını koruyarak önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam eden KKKA’ne bağlı olguların havaların giderek ısınması ile birlikte önümüzdeki günlerde artarak devam edeceği ön görülmektedir. KKKA hastalığını bulaştıran kenelerin görüldüğü bölgelerde de kış aylarının oldukça yağışlı geçmesi, havadaki nem oranındaki artış, otlarda artış olmasına ve beraberinde kene popülasyonunun da artmasına neden olmaktadır. Bu yılın ilk vakası Tokat’ta görülmüş olup bu ilimizde nisan ayı sonundan bu yana KKKA tanısı alan 32 hastanın hastanede tedavi gördüğü bildirilmiştir. Tokat’taki olgulara ek olarak Ankara’nın Çubuk İlçesi’nden, Sivas’tan, Karabük’ten KKKA şüphesi ile izlenen kene tutunmasının saptandığı olgular bildirilmeye devam etmektedir. Sivas’ta KKKA ön tanısı ile izlenen 2 olgu kaybedilmiştir.

Kurban Bayramı’nın yaklaştığı ve hayvan hareketinin beklendiği günlerde KKKA’nin de içerisinde bulunduğu zoonotik hastalıklardan korunmak için kurbanlık hayvan nakli ve alımından, etlerin tüketilmesine kadar, hijyen kurallarına azami dikkat edilmeli, hayvanlar mutlaka veteriner kontrolünden geçmiş olmalıdır. KKKA, viremik hayvanın eldivensiz kesimi, etin doğranması gibi işlemler esnasında derideki sıyrık ve çiziklerden bulaşabilir. Hayvan kesimi sonrasında hastalık gelişimi bildirilmiştir. Öte yandan KKKA’nin kontamine etlerin yenilmesi ile bulaşmayacağı düşünülür. Etin beklemesi esnasında oluşan asit ortam zarflı olan virüsün inaktifleşmesine neden olur. Ayrıca etlerin pişirilmesi sırasında da ısıyla inaktifleşir. Virüs mide asidine de duyarlıdır. Tüm bu nedenlerle teorikte yemekle bulaşmayacağı kabul edilir.

Kurban Bayramı sırasında, zoonotik hastalıkların, hasta hayvanın salgıları, kanı, kürkü, dokularına temasla ve hasta hayvanlardan elde edilen gıdaların tüketimi ile bulaşabildiği akılda tutulmalı hayvanların kan, idrar gibi vücut sıvılarına çıplak elle temas edilmemeli, mutlaka eldiven kullanılmalı, kesimler belediyelerin belirlediği kesim yerlerinde ya da mezbahalarda hijyen kurallarına uygun olarak, ehil kişiler tarafından yapılmalıdır. Hayvanların hastalıklı organları, kan ve mide, barsak içeriği gibi atıkları gömülmelidir. Hastalıklı hayvanların çiğ organları, sakatatları, kedi, köpek gibi etçil hayvanlara yedirilmemelidir.

 

Kaynaklar:

  1. Ergönül Ö. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Tedavisi ve Ribavirin Kullanımı. Klimik Dergisi 2016; 29(1): 2-9
  2. Ergönül Ö. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ve Ülkemiz için Önemi Klimik Derg. 2019; 32(3): 221
  3. Özkurt Z. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi
  4. https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/zoonotikvektorel-kkka/zoonotikvektorel-kkka-istatistik
  5. https://www.saglikaktuel.com/mobi/haber/saglik-bakanligi-kurbanlik-hayvanlardan-gecebilecek-hastaliklara-karsi-uyarilard-74513.htm
  6. https://www.klimik.org.tr/2022/04/22/kene-vakalarinda-artis-yasaniyor-kirim-kongo-kanamali-atesi-nedir-kkka-belirtileri-nelerdir/
  7. https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/zoonotik-vektorel-hastaliklar-db/zoonotik-hastaliklar/1-KKKA/3-istatistik/KKKA_Haritalar_2017_Dahil.pdf

Eklenme Tarihi: 16.06.2022 11:16:31