2017 NOBEL ÖDÜLLERİ

Tıp ve Fizyoloji: Ödül Jeffrey C. Hall, Michael Rosbash ve Michael W. Young’a biyolojik saati kontrol eden moleküler mekanizmalar hakkındaki çalışmaları ve keşifleri sebebiyle verildi.  

Dünya üzerindeki yaşam, gezegenimizin rotasyonuna ve bundan kaynaklanan ışık- karanlık döngüsüne adapte olacak biçimde şekillenmiştir. İnsanlar da dahil olmak üzere canlı organizmaların günlük ritme uyum sağlamayı mümkün kılan içsel bir biyolojik saate sahip oldukları çok uzun zamandır bilinmekteydi. Cevap bekleyen soru ise bu saatin nasıl çalıştığı idi.

Bu yılın Nobel sahipleri meyve sineklerini model organizma olarak kullanarak günlük normal biyolojik ritmi kontrol eden geni izole etmeyi başarmanın yanı sıra bu genin kodladığı proteinle ilgili çok önemli bir özelliği ortaya koydular: “Period” isimli gen tarafından kodlanan PER proteini, içsel biyolojik saatle senkronize olacak biçimde 24 saat boyunca farklı miktarlarda salınım özelliği göstermekteydi ve hücrelerde geceleri birikip gün içinde yıkılmaktaydı. Sistemin düzgün çalışması için bu moleküler düzeneğe ait başka genler ve proteinler de işin içindeydi. Biyolojik saat ile ilgili moleküler düzeneğin anlaşılmasına 2015 yılı Nobel Kimya Ödülü sahibi Aziz Sancar da büyük katkılar sağlamıştır. Aziz Sancar Cryptochrome isimli geni bulmanın yanı sıra DNA tamirinin de biyolojik saat tarafından kontrol edildiğini kanıtlamıştır.

İçsel biyolojik saatimiz hormon düzeyleri, uyku, vücut sıcaklığı, metabolizma, davranış gibi kritik fonksiyonların düzenlenmesini ve dış ritmle uyumumuzu sağlar. Dış ortamla iç saatimiz arasında ortaya çıkan geçici uyumsuzluklar jet lag gibi telafisi mümkün sonuçlara yol açarken, kronik uyumsuzluklar kanser, diyabet, metabolik sendrom, obezite, insomnia, mevsimsel duygu durum değişiklikleri gibi hastalıklara yakalanmamıza yol açabilir.
Biyolojik saatle ilgili moleküler düzeneği doğru anlamak, bireyselleşmiş tıp yaklaşımı çerçevesinde içsel bireysel biyolojik saatle daha uyumlu yaşam düzenleri oluşturarak hastalıklardan korunmak konusunda paradigmaları değiştiren dev bir adımdır.

Kaynaklar:

1. https://www.nobelprize.org/nobel_prizes/medicine/laureates/2017/
2. https://www.med.unc.edu/biochem/news/sancar-lab-circadian-clock-puzzle

Kimya: Ödül Jacques Dubochet, Joachim Frank ve Richard Henderson’a kryo-elektron mikroskobunu geliştirerek biyomoleküllerin yüksek çözünülürlükteki yapılarının anlaşılmasını sağlamaları sebebiyle verildi.

Kryo-elektron mikroskobi teknikleriyle biyomeoleküller hareket halindeyken dondurulup dahil oldukları kimyasal sürecin gözlenmesi mümkün olabiliyor. Bu; hem biyokimyanın temel mekanizmalarını daha önce olmadığı biçimde “görmeye” ve anlamaya, hem de ilaç molekülleri geliştirmeye imkan veriyor.

Fizik: Ödül Rainer Weiss, Barry C. Barish ve Kip S. Thorne’a yer çekimsel dalgaların saptanmasını sağlayan LIGO detektörüyle ilgili katkıları sebebiyle verildi. İlk kez Einstein tarafından tanımlanmalarına rağmen, yine onun tarafından ölçülemeyeceklerine inanılan yer çekimsel dalgalar, atomik çekirdekten binlerce misli küçük değişimleri saptayan LIGO sayesinde ölçülebildiler. Yer çekimi dalgalarının ölçülebilmesi, uzaydaki en şiddetli çarpışmalar ve uzay zamanı kırılmaları gibi konularda devrimsel bir gözlem kabul ediliyor.

Edebiyat: Ödül Japon kökenli İngiliz yazar Kazuo Ishiguro’ya, büyük duygusal güce sahip romanlarında, dünyayla olan bağlamızın ilüzyoner yönlerini açığa çıkarması sebebiyle verildi.

Barış: Can Dündar ve Cumhuriyet gazetesinin de adaylar arasında gösterildiği ödülün sahibi ICAN (Nükleer Silahları Ortadan Kaldırmaya Yönelik Uluslararası Kampanya) oldu. ICAN ödülü, nükleer silahlarının katastrofik insani sonuçlarına dikkat çekmekteki başarıları ve bu silahların önlenmesine yönelik anlaşmaların yapılması konusundaki girişimleriyle aldı.

Ekonomi: Ödül Richard H.Thaler’e insan davranışlarının ekonomiye olan etkilerine yönelik çalışmaları sebebiyle verildi.